Blog

5 aşk dili gerçekten var mı? Araştırmaların söylediği biraz farklı

· 3 dk okuma

"Benim aşk dilim kaliteli zaman, onunki hediye" cümlesini bir arkadaş sofrasında duymamış olmak zor. Beş aşk dili fikri, ilişkiler üzerine konuşmanın en popüler yollarından biri oldu. Testi internetin her köşesinde, sonucu da pek çok insanın tanıtım yazısında.

Peki ne kadarı doğru?

Fikir nereden çıktı

Kavram, Amerikalı yazar ve evlilik danışmanı Gary Chapman'ın 1992'de yayımlanan kitabından geliyor. Chapman'a göre insanlar sevgiyi beş ana yoldan gösterip alıyor: onaylayıcı sözler, birlikte geçirilen nitelikli zaman, hediyeler, yardım eden davranışlar ve fiziksel temas. Herkesin bunlardan birini ana dil olarak kullandığını, çiftlerin de birbirinin dilini öğrenince daha mutlu olacağını söylüyor.

Kitap Chapman'ın kendi danışmanlık deneyiminden çıkıyor, bir araştırmadan değil. Bu tek başına fikri yanlış yapmaz, ama fikrin sağlam bir testten geçmeden milyonlara ulaştığını gösteriyor.

Araştırmalar ne diyor

2024'te ilişki bilimciler Emily Impett, Haeyoung Gideon Park ve Amy Muise bu konudaki çalışmaları bir araya getiren bir değerlendirme yayımladı (makale). Vardıkları sonuç, kitabın üç temel iddiasının da zayıf kaldığı yönünde. İnsanların tek bir baskın aşk diline sahip olduğuna dair güçlü bir kanıt yok; çoğu insan beşinin de değerli olduğunu söylüyor. Sevginin tam beş yolu olduğu da şüpheli. Partnerlerin aynı dili konuşmasının ilişkiyi mutlu ettiği fikri de araştırmalarda tutarlı biçimde çıkmıyor.

Önerdikleri benzetme de hoş. Aşk dillerini dengeli bir beslenme gibi düşünmek gerektiğini söylüyorlar. Kimse yalnızca proteinle yaşamıyor, ilişkide de herkes biraz sözden, biraz zamandan, biraz temastan besleniyor.

Tablo tamamen tek yönlü değil. 2022'de 100 çiftle yapılan bir çalışma, insanın sevgiyi nasıl almak istediği ile partnerinin sevgiyi nasıl gösterdiği arasındaki fark büyüdükçe ilişki memnuniyetinin düştüğünü bulmuş (çalışma). Yani karşındakinin neye ihtiyaç duyduğunu bilmek işe yarıyor gibi. Sadece bunun beş kutudan birine girmesi gerekmiyor.

O zaman neden bu kadar sevildi?

Çünkü bir şeyi doğru yakalıyor: insanlar sevgiyi farklı yollarla gösteriyor ve bu farklar yanlış anlaşılmaya çok açık. Biri sevgisini sofrayı kurarak gösterir, öbürü bunu bir "seni seviyorum" cümlesi kadar duymaz. Bizde bu fark özellikle tanıdık. Pek çok evde sevgi yemekle, emekle, bir işi sessizce halletmekle gösterilir; "seni seviyorum" cümlesi ise pek kurulmaz.

Aşk dilleri testinin en işe yarar yanı belki de çiftlere sevginin nasıl göründüğünü konuşmak için bir bahane vermesi. Sonuç kutusu çoğu zaman o konuşmanın kendisinden daha az önemli.

Test yerine sorun

Bir kutuya yerleşmek yerine doğrudan sormak daha çok şey anlatıyor. Tomurcuk'un soru bankasında tam bunun için birkaç soru var:

Sonuncusu özellikle iyi bir başlangıç. İnsan sevgiyi önce evde öğreniyor ve çoğumuz o evin dilini yetişkinliğe taşıyoruz. Partnerinin ailesinde sevginin nasıl göründüğünü bilmek, onun bazı davranışlarını birden anlaşılır kılıyor. Annesinin her telefonda "yemek yedin mi?" diye sorduğunu bildiğin biri, sana aynı soruyu sorduğunda ne demek istediğini artık biliyorsun.