Blog

Uzak mesafe ilişkisi yürür mü? Araştırmalar sanıldığından iyimser

· 3 dk okuma

Tomurcuk'un geliştiricisi Aral, sevgilisinin bir yıllığına Milano'ya gidecek olmasını sitemizde anlatırken şöyle diyor:

Telefonlarımız birçok şeye yetse de maalesef mesafeye hala yetemiyor.

Uzak mesafeye başlayan herkesin aklından aşağı yukarı aynı şey geçiyor. Akşamlar nasıl olacak, sarılmanın yerini ne tutacak, bu iş yürür mü? Çevreden gelen cevaplar da genelde pek cesaret verici değil: "Uzak mesafe olmaz."

Araştırmalar bu konuda çevremizden daha iyimser.

İyi haber: yakınlık mesafeyle ölçülmüyor

2013'te iletişim araştırmacıları Crystal Jiang ve Jeffrey Hancock, bir kısmı uzak mesafede, bir kısmı aynı şehirde yaşayan 63 genç çifti karşılaştırdı. Çiftler bir hafta boyunca birbirleriyle yaptıkları her konuşmayı not etti: telefon, mesaj, görüntülü arama, yüz yüze. Sonuç birçok kişiyi şaşırttı. Uzak mesafedeki çiftler daha seyrek konuşuyordu ama her konuşmada daha fazla yakınlık hissettiklerini söyledi (çalışma).

Araştırmacılar bunun iki sebebini gösteriyor. Birincisi, uzaktaki çiftler konuştuklarında kendileri hakkında daha çok şey anlatıyor; az konuştukları için konuştukları anı daha dolu geçiriyorlar. İkincisi, partnerlerini olduğundan biraz daha açık görüyorlar: karşı tarafın kendini ne kadar açtığını, onun anlattığından fazla algılıyorlar. Yani onu biraz idealleştiriyorlar.

Ama idealleştirmenin bir faturası var

İkinci sebep, madalyonun öbür yüzü. Uzaktayken karşındakini en güzel haliyle görüyorsun. Planlanmış ziyaretler, özenle seçilmiş kelimeler, kısa ve yoğun görüşmeler. Sıkıcı pazartesileri, dağınık mutfağı, kötü günlerdeki huysuzluğu pek görmüyorsun.

Mesafe bittiğinde bu görüntü gerçekle karşılaşıyor. Ohio State Üniversitesi'nden araştırmacıların öğrencilerle yaptığı bir çalışmada, uzak mesafe ilişkisi aynı şehre taşınmayla devam eden çiftlerin yaklaşık üçte biri sonradan ayrılmış, ayrılıkların çoğu da taşınmadan sonraki üç ay içinde gelmiş (çalışma). Katılımcıların anlattıkları da tanıdık: kendi alanlarının daralması, zamanı bölüştürmenin zorlaşması, daha sık kavga ve kıskançlık, karşı tarafın uzaktayken hiç görmedikleri yanlarını tanımak.

Bunu bir uyarı olarak okuyun. Mesafe bitince her şeyin kendiliğinden yoluna gireceğini varsaymamak, o dönemi çok daha kolay geçirtiyor.

İşe yarayan alışkanlıklar

Her gün saatlerce görüntülü konuşmak zorunda değilsiniz. Az ama düzenli konuşmak, uzun ama seyrek görüşmelerden çoğu zaman daha iyi gidiyor. Tomurcuk'un kurucu ortağı Ege, kendi uzak mesafe döneminin en yorucu yanını şöyle anlatıyor:

Bir süre sonra fark ettim ki birbirimize "nasılsın" sormaktan, birbirimizi merak etmeye vakit kalmıyordu.

Bunun ilacı konuşacak taze bir şey bulmak. Günün içinden somut ayrıntılar, yeni bir soru, birlikte izlenen bir film. "Nasılsın, iyiyim, sen" döngüsünü kırmak için bazen tek bir iyi soru yetiyor; sevgiliye sorulacak 40 soru yazımız biraz da bunun için var.

Bir sonraki görüşmenin tarihi her zaman belli olsun. Takvimde bir gün olması, aradaki haftaları sonu olan bir şeye çeviriyor. Daha büyük ölçekte de aynısı geçerli: mesafenin ne zaman ve nasıl biteceği hakkında kaba da olsa bir planınız olsun. "Bir gün bakarız" ile "iki yıl sonra aynı şehirde olalım" arasında büyük fark var.

Saat farkınız varsa o konuya ayrıca yazdık. Kıskançlık mesafeyle büyümeye meyilli, onun için de ayrı bir yazımız var.

Ziyaretlerde bir gün sıradan olsun

Görüşmeler kısa olunca her dakikayı dolu dolu geçirmek istiyorsunuz. Restoranlar, geziler, özel planlar. Bunlar güzel, ama birbirinizin gerçek hayatını pek göstermiyor.

Her ziyarette en az bir günü sıradan geçirin. Market alışverişi, çamaşır, onun işten yorgun döndüğü bir akşam. Bu sahneler romantik değil ama mesafe bittiğinde karşılaşacağınız hayat tam olarak bu. Şimdiden görmek, idealleştirmenin faturasını küçültüyor.

Mesafe bitmeden önce

Tomurcuk'un uzak mesafe sorularından biri bu yazının ana fikrini güzel özetliyor: "Bu ayrılık bittiğinde ilk ayımızı nasıl hayal ediyorsun?" İkiniz ayrı ayrı cevap verin, sonra karşılaştırın. Hayallerinizin ne kadar örtüştüğünü görmek, o ilk ay gelmeden konuşmanız gerekenleri de gösteriyor.