Blog
Telefon ilişkinize düşündüğünüzden fazla zarar veriyor olabilir
Biri gününü anlatıyor, öbürü "hı hı" diyor, gözü ekranda, başparmağı kaymaya devam ediyor. Anlatan bir süre sonra cümlesini yarıda bırakıyor. Kimse bir şey demiyor, akşam devam ediyor.
İngilizcede buna "phubbing" diyorlar; "phone" ile birini yüzüstü bırakmak anlamındaki "snubbing" kelimelerinden türemiş. Türkçede henüz bir karşılığı yok ama ne olduğunu herkes biliyor.
Bir uygulamanın blogunda bunu okumak biraz tuhaf, farkındayız. Yine de yazmaya değer, çünkü telefon iki insanı birbirine bağlayabildiği kadar aynı koltukta oturan iki insanın arasına da girebiliyor.
Araştırmalar ne diyor
2016'da Amerika'da yayımlanan bir çalışmada, ilişkisi olan yetişkinlere partnerlerinin onlarla birlikteyken telefona ne kadar daldığı sorulmuş. Partnerinin telefon yüzünden onu görmezden geldiğini söyleyenler, telefon konusunda daha çok tartıştıklarını ve ilişkilerinden daha az memnun olduklarını da söylemiş (çalışma). Üniversitenin duyurusuna göre katılımcıların yüzde 46'sı partnerinin onu telefon yüzünden görmezden geldiğini, yüzde 23'ü de bunun aralarında kavga çıkardığını söylemiş (Baylor Üniversitesi).
Aynı yıl yayımlanan başka bir çalışma bunun için ayrı bir kelime bile türetmiş: "technoference", teknolojinin birlikte geçen zamana karışması. Evli ya da birlikte yaşayan 143 kadınla yapılan bu araştırmada katılımcıların yüzde 62'si, teknolojinin birlikte geçirdikleri boş zamana karıştığını söylemiş (BYU). Bunu daha sık yaşadığını söyleyenler, ilişkilerinde daha çok çatışma yaşadıklarını ve daha az memnun olduklarını da anlatmış (çalışma).
İkisi de anket çalışması, yani telefonun ilişkiyi bozduğunu kesin olarak kanıtlamıyorlar. Mutsuz bir ilişkide insan telefona daha çok kaçıyor da olabilir. Ama yön hangisi olursa olsun, ekrana bakılan akşamlar ile mutsuz hissedilen ilişkiler aynı yerde buluşuyor.
Kaçırılan küçük davetler
Psikolog John Gottman, çiftlerin gün içinde birbirine yaptığı küçük çağrılara "bağlantı teklifi" diyor. "Bak şuna", "bugün ne oldu biliyor musun", pencereden görünen bir kuşu göstermek. Bunlara dönüp karşılık vermek, ilişkiyi ayakta tutan şeylerin başında geliyor. İlişkilerin neden bittiğini anlattığımız yazıda bunun üzerine daha çok durduk.
Telefon, bu tekliflerin en sessiz katili. Kötü niyet yok, sadece göz başka yerde. Ama her kaçırılan "bak şuna", bir sonrakinin biraz daha zor söylenmesine yol açıyor.
Yasak yerine anlaşma
Telefonu hayatınızdan çıkaramazsınız, çıkarmanız da gerekmiyor. Uzak mesafedeki bir çift için telefon ilişkinin ta kendisi. Hangi anlarda telefonun masada olmayacağına birlikte karar vermek yetiyor.
Pek çok çifte iyi gelen birkaç basit anlaşma var. Yemek masasında telefon yok. Yatakta telefon yok, ya da en azından ışıklar sönmeden önceki son yarım saat. Biri bir şey anlatırken ekran kapanıyor. Bunlar ancak ikiniz de uyduğunuzda işe yarıyor; birinin öbürünü denetlediği bir kural kısa sürede yeni bir kavga konusuna dönüyor.
Telefona bakman gerekiyorsa ne yaptığını da söyle. "Annem yazmış, bir saniye cevap vereyim" demek, sessizce ekrana dalmaktan çok farklı hissettiriyor. Karşındaki aynı şeyi görüyor ama dışarıda bırakılmış hissetmiyor.
Bildirimler kimin için çalışıyor
Telefona baktığımız anların çoğuna biz karar vermiyoruz, bildirimler karar veriyor. Akşamları sosyal medya bildirimlerini kapatmayı bir deneyin. Telefona kaç kez sebepsiz uzandığınızı fark etmek bile insanı şaşırtıyor.
Tomurcuk'ta günün sorusu bir tane. Cevabını yazıp gönderiyorsun, eşin de yazınca ikisi birden açılıyor, sonra telefonu bırakıp aynı soruyu yüz yüze konuşmaya devam edebiliyorsunuz. Bizce bir uygulamanın en iyi hali, işini yapıp kenara çekilmesi.
Bu akşam için
Tomurcuk'un soru bankasından hafif bir soru, ama cevabı bir şeyler anlatıyor: "Hangisini seçerdin: bir hafta telefonsuz kalmak mı, bir hafta tatlısız kalmak mı?" İkiniz de cevaplayın, sonra telefonları başka odaya bırakıp akşamın geri kalanını öyle geçirin. Kaybettiğiniz tek şey birkaç bildirim olacak.