Blog

İlişkiler neden biter? Araştırmalara göre en sık sebep aldatma değil

· 3 dk okuma

Bir ilişkinin neden bittiğini sorduğunuzda insanlar genelde son sahneyi anlatır. Aldatma, büyük bir kavga, kapı çarpılıp gidilen bir gece. Oysa o son sahneden önce çoğu zaman uzun bir film var.

2013'te Amerikalı araştırmacılar boşanmış 52 kişiye evliliklerinin neden bittiğini sormuş. En sık verilen cevap aldatma olmamış. Katılımcıların dörtte üçü "bağlılık eksikliği" demiş, yani bir noktada taraflardan birinin ya da ikisinin ilişkiye eskisi kadar emek vermediğini. Aldatma da, çok sık kavga etmek de listede üst sıralarda ama bağlılığın ardından geliyor (çalışma).

Türkiye'nin verileri de aynı yöne bakıyor. TÜİK'in 2021 Türkiye Aile Yapısı Araştırması'nda boşanmış kişilerin en sık gösterdiği neden, yüzde 32,2 ile "sorumsuz ve ilgisiz davranma". Aldatma yüzde 14,1 ile epey geriden geliyor (TÜİK).

Çoğu ilişki, biri kapıyı çarpmadan çok önce, yavaş yavaş aşınıyor.

Küçük davetlere sırt dönmek

Psikolog John Gottman, çiftlerin gün içinde birbirine yönelttiği küçük çağrılara "bağlantı teklifi" diyor. "Bak şuna", "bugün ne oldu biliyor musun", pencereden görünen bir kuşu göstermek. Karşı taraf ya bu teklife döner, ilgilenir, cevap verir; ya da duymazdan gelir.

Gottman Enstitüsü'nün aktardığına göre, laboratuvarda izlenen yeni evli çiftlerden altı yıl sonra hala evli olanlar bu tekliflerin yaklaşık yüzde 86'sına dönmüş, sonradan boşananlar ise yalnızca yüzde 33'üne (Gottman Enstitüsü). Kuş, ilişkinin kaderini belirlemiyor elbette. Ama binlerce küçük "bak şuna"ya verilen cevaplar, bir ilişkinin her gün yaşanan halini oluşturuyor.

Bu yüzden çoğu ayrılık büyük bir olaydan önce, birikmiş küçük sırt dönmelerle başlıyor. Kimse kimseye kötülük yapmıyor. Sadece biri konuşurken öbürünün gözü başka yerde oluyor, defalarca.

Kavganın şekli

Gottman'ın uzun süreli çalışmalarında, tartışma sırasındaki eleştiri, aşağılama, savunmacılık ve susup duvar örmek boşanmayı önceden haber verdi. Gottman bunların en yıkıcısı olarak aşağılamayı görüyor: alay, göz devirme, karşındakini küçümseyen o tek cümle.

Bunun üzerine ayrı bir yazı yazdık. Çok kavga eden ama birbirine saygısını kaybetmeyen çiftler, az kavga edip her kavgada birbirini küçümseyenlerden çok daha uzun gidebiliyor.

Merak bitince

Tomurcuk'u kuranlardan Ege, uzun ilişkiler hakkında bizim de sık sık döndüğümüz bir cümle kurmuş:

İnsan sevdiğine yabancılaşmıyor, yalnızca merak etmeyi bırakıyor.

Uzun bir ilişkide karşındakini çok iyi tanıdığını düşünmek kolay. Ne yemeği sevdiğini, hangi şakaya güleceğini, bir tartışmada ne diyeceğini biliyorsun. Bu tanıdıklık güzel, ama bir süre sonra soru sormayı bıraktırıyor. Oysa insanlar değişiyor, beş yıl önceki halini bildiğin biri bugün başka şeyler düşünüyor, başka şeylerden korkuyor.

Merak bitince konuşmalar lojistiğe dönüyor: kim faturayı ödedi, akşam ne yiyoruz, hafta sonu kime gidiyoruz. Bunlar da gerekli ama tek başına bir ilişkiyi taşımıyor.

Yardım istemekte geç kalmak

Çiftlerin sorunlar başladıktan sonra yardım istemek için ortalama altı yıl beklediği sık sık söylenir, çoğu zaman Gottman'a dayandırılarak. Bu rakamın sağlam bir kaynağı yok. 2021'de yayımlanan bir araştırmada çift terapisine başlayanların ortalama 2,7 yıl beklediği görüldü, çoğu da iki yıl içinde başvurmuştu (çalışma). İki yıl da küçük bir kırgınlığın kökleşmesine fazlasıyla yetecek bir süre.

Çift terapisi yalnızca ayrılığın eşiğindekiler için değil. Aynı kavganın üçüncü kez yaşandığını fark ettiğinizde bir uzmana gitmek, bir dişçiye erken gitmek gibi. Erken gidince iş kolay.

Bir şeyi de açıkça söyleyelim: bu yazı her ilişkinin kurtarılması gerektiğini söylemiyor. Bir ilişkide korku, kontrol ya da şiddet varsa önce senin güvenliğin gelir. Yardım alabileceğin yerleri kıskançlık yazımızda topladık.

Bugün yapılabilecek tek şey

Bu akşam partnerin sana bir şey gösterdiğinde, telefonu bırak ve gerçekten bak. Kuş da olabilir, saçma bir video da. Küçük bir şey, biliyoruz. Ama Gottman'ın çalışmalarına bakılırsa ilişkiler tam olarak bu küçük şeylerle ayakta kalıyor ya da yıkılıyor.